|
Başlıklar
|
| |
-
KURBAN KESMEK
Kimlere kurban kesmek vâcibdir?
-
Kurbanda ortaklık
Büyük baş kurbana kaç kişi girebilir?
-
Kurbanlık hayvan
Kurbanlık hayvanın vasıfları nelerdir?
-
Hayır kurumları
Kurbanını, hayır kurumuna hediye etmek istiyen kimse nasıl
vekâlet verir?
Kurban kesmesini bilmiyen, başkasına nasıl kestirir?
Kurban ne zaman kesilir?
Kurban nasıl kesilir?
-
ADAK
Adak nedir ve çeşitleri nelerdir?
Adak eti
-
Adağın şartları
Adağın şartları nelerdir?
Evliyâya adak
Horoz ve adak
Adak kurbanının da bayramda mı kesilmesi lâzımdır?
|
|
|
|
|
ana sayfa --
Adak, akika ve kurban nedir?
KURBAN KESMEK
Kimlere kurban kesmek vâcibdir?
Mukîm olan, seferde olmıyan, âkıl-bâlig, hür, müslüman erkek ve
kadının, ihtiyaç eşyasından fazla nisâb miktarı malı veya parası
varsa, kurban kesmeleri vâcibdir. Kurban, koyun, keçi, sığırr,
deveden birini, kurban bayramının ilk üç gününde, kurban niyeti ile
kesmek demektir.
Seferî olan zenginin veya durumu müsâit olan fakîrin, kurban
kesmesinde hiçbir mahzûr yoktur. Çok iyi olur, sevâb olur.
İhtiyaç eşyası
Neler ihtiyaç eşyasına girer?
İhtiyaç eşyası demek, kıymetleri ne kadar çok olursa olsun, bir ev,
bir aylık yiyecek, her yıl üç kat elbise, çamaşır, evde kullanılan
eşya ve âletler, binecek vâsıtası, meslek kitapları ve ödeyeceği
borçlarıdır. Bu eşyaların mevcut olması şart değildir. Eğer mevcut
iseler, zekât ve kurban için nisâb hesâbına katılmazlar.
Ticâret için olmayan, ihtiyacından artan eşya, evindeki süs eşyası,
yere serili olmayan halılar, kullanılmayan fazla ev eşyası, san'at
ve ticâret âletleri, kurban için ihtiyaç eşyası sayılmaz. Bunlar,
fıtra ve kurban için, nisâb hesâbına katılır.
Tarlasından aldığı mahsûl veya tarlanın, evin, dükkânın, atelyenin,
kamyonun bir senelik kirâsı, ne kadar çok olursa olsun, bir yıllık
ev ihtiyacını veya aylık geliri, aylık ihtiyacını ve kul borcunu
karşılamıyan kimse, İmâm-ı Muhammed hazretlerine göre, fakîrdir.
Fetvâ da böyledir.
İmâm-ı a'zama göre ise zengin sayılır. Çünkü, mülkü olan tarlanın ve
bu demirbaş malların değeri, ihtiyacın karşılar ve nisâb kadar da
artar. Bunun, kirâyı her alışta, bir miktar ayırıp, biriktirerek
kurban kesmesi lâzımdır. Ya'nî, büyük sevâba kavuşması lâzımdır.
Fıtra vermez ve kurban kesmezse, imâm-ı Muhammed'e göre, günâhtan
kurtulur.
Soru : Nisâba mâlik olup, güç geçinen kurban keser mi?
Cevap: Aldığı kira ile güç geçinen kimse, nisâba mâlik ise,
para biriktirip, kurban kesmelidir. Etin hepsini kavurma yapıp,
birkaç ay et parasından biriktirerek, gelecek yılın fıtra ve kurban
parası olarak saklamalıdır. Böylece, kurban sevâbından mahrûm
kalmamalıdır.
Kurbanda ortaklık
Büyük baş kurbana kaç kişi girebilir?
Bir sığırı en fazla yedi kişi ortak olarak kesebilir. Bunlara,
nâfile kurban, adak veya akîka da ortak edilebilir.
Zenginin satın aldığına, sonradan ortak olmak câiz ise de mekrûhtur.
Hiçbirinin hissesi yedidebirden az olmamalıdır. Sekiz kişinin yedi
sığırı veya iki kişinin iki koyunu ortak satın almaları câiz olmaz.
Çünkü, herbirinin her hayvanda hissesi vardır.
Kurbanlık hayvan
Kurbanlık hayvanın vasıfları nelerdir?
Kurbanlık hayvanda aranan vasıflar ve dikkat edilecek husûslar
şunlardır:
Bir gözü görmiyen, topal olup yürüyemiyen, dişlerinin yarısı yok
olan, gözünün, kulağının veya kuyruğunun çoğu, ön veya arka bir
ayağı kesilmiş olan, çok zayıf olan hayvan kurban olmaz.
Koyunun, keçinin bir yaşını, sığırın iki yaşını geçmiş olması
lâzımdır. Altı ayı geçmiş koyun, iri, semiz ise, câiz olur. Kesilen
hayvandan çıkan yavru diri ise, kesmek lâzımdır. Ölü ise, yenmez.
Satın alırken kusûrlu ise veya kesmeye uygun olarak alınıp sonradan,
kesmeye mâni' bir kusûr hâsıl olursa, zengin kimse bir başkasını
alıp keser.
Adak olan kurban kusûrlu olursa, zengin de, fakîr de onu keser. Adak
ölürse, başka almaları îcâb etmez.
Hayır kurumları
Kurbanını, hayır kurumuna hediye etmek istiyen kimse nasıl
vekâlet verir?
Kurbanını bir hayır cemiyetine vermek istiyen kimse, parasını veya
kurbanını götürüp, bu işle vazîfeli memûra teslîm ederken, "Allah
rızâsı için, bayram veya nezir (adak) kurbanımı almaya, aldırmaya,
kesmeye ve dilediğine kestirmeye ve etini ve derisini dilediğine
vermeye seni umûmî vekîl ettim" demelidir.
Vekâlet, mektupla, faksla veya telefonla da verilir. Kurban parası,
önceden verilebildiği gibi, daha sonra da gönderilebilir.
Vazîfeli kimse, gelen kurbana bir numara başlar. Bu numarayı ve
kurban sâhibinin ismini deftere yazar. Kesilirken, sahiplerinin
ismini söyliyerek kasapları vekîl eder. Ancak böyle kesilen
kurbanlar sahîh olur. Etleri dilediği kimselere ve derileri bir
fakîr vazîfeliye verir.
Bu fakîr, derilerin kıymeti ile, nisâb miktarına mâlik olmadan önce,
elindekileri toptan, dilediğine hediye eder. Bu da satar. Paraları
arzû edilen yere verilir. Fakîrin, kendisine verilen derileri
satması veya hediye etmesi câizdir.
Kurban kesmesini bilmiyen, başkasına nasıl kestirir?
(Allah rızâsı için bayram kurbanımı kesmeye seni vekîl ettim) demesi
ve kalben de niyet etmesi lâzımdır. Eğer kurbanı da başkasına
aldıracaksa, kurbanı alacak kimse de, kesmeyi bilmediği için
başkasına kestirecekse, (Allah rızâsı için bayram kurbanımı almaya,
aldırmaya, kesmeye ve kestirmeye seni umûmî vekîl ettim) der.
Kurban ne zaman kesilir
Kurban, bayramın birinci günü bayram namazı kılındıktan sonra,
üçüncü günü güneş batıncaya kadar kesilebilir.
Bayramda Kesilememiş ise
Bayram kurbanını üçüncü günün akşamına kadar kesmiyen kimse, kurbanı
satın almışsa, canlı olarak kendini veya kıymetini gümüş veya altın
olarak fakîrlere verir. Bayramdan sonra keser ise, etinden kendi
yiyemez. Hepsini fakîrlere dağıtır.
Etin tamamının kıymeti canlı kıymetinden az ise, değer farkını da
sadaka verir. Satın almamış ise, orta derecede bir kurban değerini
fakîrlere verir. Böylece, cezâdan kurtulur ise de, kurban kesmek
sevâbını kazanamaz.
Kurban kesilmeden önce, yününden, sütünden istifâde câiz değildir.
Vaktinden önce kesip, etinden yemek ve zenginlere yedirmek de helâl
değildir. Bunlar fakîrlere verilir.
Kurban nasıl kesilir?
Kurban satın alınırken, (Bayram günü kesmesi vâcib olan kurbanı
almaya) niyet etmelidir. Bunu keserken, tekrar niyet etmesi şart
değildir.
Hayvanı keserken üç kerre bayram tekbîri okunur. Sonra "Bismillahi
Allahü ekber" diyerek, hayvanın boğazının herhangi bir yerinden
kesilir. "Bismillahi" derken, (h) yi belli etmek lâzımdır.
Hayvanın boğazında "Merî" denilen yemek borusu, "Hulkûm" denilen
hava borusu ve "Evdâc" denilen iki yanda birer kan damarı vardır. Bu
dört borudan üçü bir anda kesilmelidir. Kesenin de kıbleye karşı
dönmesi sünnettir.
Hayvan tamamen ölüp, çırpınması durmadan, kafasını koparmak ve
derisini yüzmeye başlamak da mekrûhtur. Kesmesini bilenin kendi
kesmesi müstehabdır. Bilmiyenin, vekîline kestirmesi ve kesilirken
yanında bulunup, (En'âm) sûresinin yüzaltmışikinci "İnne salâtî"
âyetini "lâ şerîke leh"e kadar okuması müstehabdır.
AKİKA KESMEK
Akîka, çocuk ni'metine karşılık, Allahü teâlâya şükretmek niyeti ile
hayvan kesmektir. Çocuğa nafaka vermesi vâcib olan kimsenin, yedinci
günü isim koyması ve başını kazıyıp, saçının ağırlığı kadar, erkek
için altın veya gümüş, kız için gümüş sadaka vermesi ve erkek için
iki, kız için bir akîka hayvanı kesmesi müstehabdır.
İmkânı olanlar, çocukları için mutlaka akîka kesmelidir. Küçük iken
kesilememiş ise, âkıl bâlig olduktan sonra da akîka kesilebilir.
Hattâ küçük iken akîkası kesilmemişse, kişi kendisi için de akîka
kesmelidir! Peygamberimiz nübüvvetten sonra kendisi için akîka
kesmiştir.
Akîka her zaman kesilebilir. Kurban bayramında da kesilebilir.
Etlerinden, kesen yiyebilir ve pişmiş veya çiğ olarak zengin, fakîr
herkese verebilir.
Akîka hayvanı ve bedeli ilim tahsîli gören talebelere verilirse,
müstehab sevâbının yanında ilim yayma, cihâd sevâbı da alınır.
Akîka, çocukları belâlardan ve hastalıklardan korur. Kıyâmette,
ana-babaya şefâ'at eder. Peygamber efendimiz, (Erkek çocuğa iki, kız
çocuğa bir akîka kesin) buyurdu.
ADAK
Adak nedir ve çeşitleri nelerdir?
Nezr, ya'nî adak ibâdettir. Adak ancak Allah için yapılır. Kul için
yapılmaz. Adak, bir ibâdettir. Çünkü, namaz, oruç, hacca gitmek ve
başka ibâdetler nezr olunur. Nezrin yerine getirilmesini dînimiz
emretmektedir. Getirilmezse, günâh olur. Hac sûresi, 29.âyet-i
kerîmesinde meâlen, (Adaklarını yerine getirsinler) buyurulmuştur.
Bunun için, nezri yerine getirmek vâcibdir.
Bir şeyi adamak iki türlü olur: Mutlak adak, şarta bağlı adak.
1- Mutlak adak: Allahü teâlâ için, bir sene oruç tutacağım, demek
gibidir. Bir şarta bağlı değildir. Bunu söylerken, kastetmese de,
söz arasında dilinden çıkmış ise de, yapması vâcib olur. Çünkü,
adakta niyetsiz, düşünmeden söylemek, ciddî, istiyerek söylemek
gibidir. Hattâ, Allahü teâlâ için, bir gün oruç tutmak üzerime borç
olsun, diyeceği yerde, bir ay oruç tutmak diye ağzından çıksa, bir
ay tutması lâzım olur.
Şarta bağlı olmıyan adağı, fakîr olsa da, hemen yapması lâzım olur.
Yapmadan ölüm hâli gelirse, keffâret için vasıyet lâzım olur.
2- Şarta bağlı olan adak: Murâd edilen, istenilen şart hâsıl olunca,
yerine gelince adağı yerine getirmesi lâzım olur. Yerine getirmeyip,
yemîn keffâreti yapması da câizdir. şarta bağlı olan adak, şart
edilen şeye karşılık olarak yapılmamalı, Allahü teâlâya şükür olarak
yapılmalıdır.
Şarta bağlı olan adağı, şart hâsıl olmadan önce yapmak câiz
değildir. Meselâ, (Hastam iyi olursa, Allah için şu kadar sadaka
vermek ve sevâbını seyyid Ahmed Bedevî hazretlerine bağışlamak
adağım olsun) deyip, hasta iyi olmadan önce adağını yapması câiz
olmaz. Hasta iyi olduktan sonra yapması lâzım olur.
Adak eti
Fakîr veya zengin, adakta bulunursa, adak hayvanın etinden yiyemez
ve zekât verilmesi câiz olmayan anasına, babasına, evlâtlarına,
kocasına veya karısına, fakîr olsalar da, yediremez. Yerse veya
bunlara yedirirse yenilen etin kıymetini, fakîrlere sadaka verir.
Akrabâsından ve evinde bulunanlardan, zekâtını vermesi câiz olan
büyük, küçük herkes yiyebilir. Bunların içinde zengin olanlar
yiyemez. Yerlerse, adak sahibi, bunların yediklerinin kıymetini
fakîrlere verir.
Fakîre verirken bunun adak bedeli olduğunu söylemek gerekmez.
"Hediyedir" dense de câizdir.
Adağın şartları
Adağın şartları nelerdir?
Adanan şeyin yapılmasının lâzım olması için, şunlara uygun olması
gerekir:
1- Bir farz-ı ayn veya vâcib cinsinden olması lâzımdır. Meselâ oruç,
namaz, sadaka gibi. (Şu işim olursa, yüz metre koşacağım) şeklinde
bir adak sahîh olmaz.
2- Başlı başına bir ibâdet olması lâzımdır. Meselâ abdest almak
başlı başına bir ibâdet olmadığı için adak olmaz.
3- Kendisi günâh olmamalıdır. Harâm bir şeyi adamak yemîn olur. Bunu
yapması günâh olur. Meselâ birini öldürmeyi adayan, onu öldürmez,
yemîn keffâreti verir.
Bayram günü oruç tutmak harâmdır. Fakat orucun kendisi harâm
olmadığı için kurban bayramı günü oruç adamak câiz olur. Başka gün
tutması lâzım olur.
Bunun gibi nâfile namazı cemâ'atle kılmayı adayan kimse, mekrûh
işlememek için, bu namazı yalnız başına kılar.
4- Yapması kendine zâten farz olan bir şeyi adamak sahîh olmaz.
Meselâ bu seneki Ramazan orucumu tutacağım demek adak olmaz.
5- Adanan şeyin mal olması, mülkündekinden çok olmaması ve
başkasının malı olmaması lâzımdır. Meselâ bir kimsenin, gözünü
falanca kimseye vermek için adaması sahîh olmaz.
Bir milyon lirası olan, bir milyar lira sadaka vermek için adakta
bulunsa, bir milyonu verir. (Oğlumun hastalığı iyi olursa, onun
maaşından bir hayvan keseceğim) diye adakta bulunmak sahîh olmaz.
Kendi malından adaması lâzımdır.
Evliyâya adak
Şarta bağlı olarak evliyâya adak yapmak, kendini, günâhı çok, duâ
etmeye yüzü yok bilerek, mübârek birini vesîle edip, Allahü teâlâya
yalvarmak demektir.
Meselâ, (Hastam iyi olursa veya şu işim hâsıl olursa, sevâbı
Seyyidet Nefîse hazretlerine olmak üzere, Allah için, üç Yasîn
okumak veya bir koyun kesmek nezrim olsun) deyince, bu dileğin kabûl
olduğu çok tecrübe edilmiştir. Burada, Allahü teâlâ için Kur'ân-ı
kerîm okunup veya koyun kesip, sevâbı Seyyidet Nefîse hazretlerine
bağışlamakta, onun şefâ'ati ile, Allahü teâlâ, hastaya şifâ
vermekte, kazâyı, belâyı gidermektedir.
Bir dilek için adak edilen bir ibâdet, o dileği hâsıl etmez. Bu
ibâdet, o dileğin hâsıl olması için yapılmaz. Allahü teâlâ, o
ibâdetten dolayı veya sevdiği bir kuluna yapılan bir iyilikten
dolayı, merhamet ederek, o dileği kabûl ve ihsân etmektedir.
Horoz ve adak
Adak ile adak kurbanı ayrıdır. (Hastam iyi olursa, Allah rızâsı için
bir horoz kesip etini fakîre tasadduk edeceğim) diyen, horozu keser
ve etini bir fakîre verir. Fakîre tasadduk edeceğim demese de, adak
edilen şey, fakîrlere verileceği için sahîh olur. (Horoz kesmek
nezrim olsun) demekle adak sahîh olur.
Kurbanlık hayvanlar deve, sığır ve davardır. Bu hayvanlardan başkası
kurban olarak adanmaz. Bunun için horozdan kurban adamak câiz
değildir.
Adak kurbanının da bayramda mı kesilmesi lâzımdır?
Bayram kurbanından başka bir de nezir [adak] kurbanı vardır. Adak
yaparken kurban kelimesini söylemeyip de, filan işim olursa, Allah
rızâsı için bir koç keseceğim diyen, dileği hasıl olunca, bayramı
beklemeden kesebilir. Kurban hayvanı fakîrlere veya hayır
cemiyetlerine diri olarak verilmez. Mutlaka kesilmesi gerekir.
|